займ на карту мгновенно займ на карту быстро займ на карту с плохой кредитной историей
RADYO Kİ powered by Kocaeli Üniversitesi
Radyo Kİ > Kültür & Sanat Haberleri > ArtNiyet’te Ceylan Ertem Röportajı!

ArtNiyet’te Ceylan Ertem Röportajı!

Mart 23rd, 2017

ArtNiyet programında sevilen müzisyen Ceylan Ertem, yeni albümü “Yine de Amin” hakkında konuştu.

15 Mart Çarşamba günü Kocaeli Sabancı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Ceylan Ertem etkinliği kapsamında, ArtNiyet sunucuları Simay Masharaf ve Ömer Sefa Ergezer’in sorularını yanıtlayan başarılı sanatçı Ceylan Ertem yeni albümünü 9 Şubat 2017’de dinleyicileriyle buluşturmuştu.

Albüm Hakkında
Yine de Amin, müzisyen Ceylan Ertem’in solo kariyerindeki beşinci stüdyo albümüdür. 11 şarkı ve 1 remix parçanın yer aldığı albümün prodüktörlüğünü de Ceylan Ertem üstlenmiştir. Albüm ismini, Sinem Sal’ın aynı ismi taşıyan şiir kitabından; kapak resmini ise Türk ressam Taner Ceylan’ın Ten Kafesi (Cage of Flesh) isimli yağlıboya eserinden almıştır.

 

 

Yeni stüdyo albümünüz Yine de Amin raflarda yerini alarak hayranlarınızla buluştu. Peki, bu albümün adı nasıl ortaya çıktı/albümün adına nasıl karar verdiniz?
Yine de Amin benim çok sevdiğim şair arkadaşım Sinem Sal’ın kitabının adı aslında ve o kitabı okuduktan sonra çokta dilime dolandı bu cümle benim. Günlük hayatta da çok kullanmaya başladım. Çünkü bu geçtiğimiz iki senede zor günler geçirdik biliyorsunuz ve her sabah uyanınca “Neyse yine de amini, yine de o günler gelicek, sabırla bekleyelim, inat edelim” diye kendi kendimize söz verdiğimiz günlerdi. Albümün şarkıları da o yolda ilerleyince, bu cümlenin albüm ismi olarak çok yakışacağını düşündüm ve Sinem’in kitabının adını almış oldu albüm.

Dinleyicilerimize albümün hazırlık sürecinden biraz bahseder misiniz?
Albümün hazırlık süreci aslında biz çok çalıyoruz biliyorsunuz ki. Bir ara durmak bir durmak durumunda kalmıştık. Benim bir ameliyatım oldu ve o arada ben aslında bu albümün şarkılarını yazmaya başladım. O sırada şarkıları yazdım. 1, 2 ay sürdü. Sonrasında da hepinizin belki de bildiği gibi Gaziantep’e gittik ve bütün bu şarkıları 3 günde, bir sahne üzerinde, 25 müzisyen canlı çalarak kaydetmiş olduk.

Albüm kapağında ünlü ressam Taner Ceylan’ın özel koleksiyonundan ten kafesi çalışmasını tercih ettiniz. Peki, bu çalışma sizin için ne anlam ifade ediyor?
Aslında biz Taner’le iyi arkadaşız ve benim hayalimdi bir gün onun eserlerinden biri keşke albümümün kapağında yer alsa diye düşünürdüm. Bu albümde ona bunu sordum. Yeni bir resim tabiki yapabilmesi imkansız çok uzun süreçler. O da dedi ki benim bütün resimlerim senindir hangisini seçmek istiyorsan al. Tabi havalara uçtum. Ve sonra koleksiyonerinden özel izin alarak o resmi bana hediye etti. Ten Kafesi dışında bir kaç resim daha vardı aklımda. Hangisi olsa diye düşünürken Taner “Ten Kafesi”ni önerdi, aslında bu sana çok yakışacaktır diye. Çünkü o da yine kadın mevzularıyla ilgili yaptığı, araştırırsanız okursanız anlarsınız, bir resimdir. Bu nedenle de onun da bana çok yakıştırdığı bir resim oldu. Bunu tercih ettik beraberce.

Şarkılarınızın birçoğunun söz yazarı sizsiniz. Bu albümdeki şarkıları değerlendirdiğinizde hangi duygunun daha baskın/yoğun olduğunu söyleyebilirsiniz?
İnat etmek olabilir, sabretmek olabilir, umut etmek olabilir. Amansız Gücenik’te biraz daha küskündüm. Ama bu albümde Ütopyalar Güzeldir albümümün hissiyatına geri döndüm heralde ve ne olursa olsun güzel günlerin bizi beklediğini umut eden bir insanın şarkıları.

 

 

Albümünüzün ilk klibini Efsunlu Dünya şarkısına çektiniz. Bu şarkıyı ilk yapan ne? Sizin için özel bir anlamı var mı?

Efsunlu Dünya’yı biz aslında nakarat melodisini Cenk Erdoğan bir konserde iki, üç sene evvel çalmıştı doğaçlama bir solosunun içerisinde. O melodiyi o kadar çok sevdik ki hemen notaya döktük biz. Ve ben onu bir gün şarkı haline getireceğime karar vermiştim o gün. Ama tabi iki sene içinde heralde 158 tana falan konser çaldık. Ve konserlerin hep sonunda bu melodi çalındı, bir kere oradan çok özel bir manası var. Sonra da ben o “Verse” denilen ilk iki dörtlüğü ekledim. Ve Efsunlu Dünya böylece doğmuş oldu, sırasız bir şarkı olarak. Şarkı son üç yılımızın böyle bir izdüşümü gibi olduğu için de onu tercih ettik, hadi kaldığımız yerden devam edelim gibi.

Albümde en çok öne çıkacağını düşündüğünüz şarkı hangisi?

Benim bu konularda hiç bir fikrim olmaz çünkü müziyenler bunları pek beceremez hani insanların hangi şarkıyı daha çok sevecekleriyle ilgili. Tabii ki hani vardır bir fikrim ama öne çıkan şarkılar şu anda var zaten. Esmer onlardan biri oldu. Ama herkes farklı şarkıların isimlerini söylüyor.Bu da benim çok hoşuma gidiyor. Demek ki hepsi sevilebilecek, hoş şarkılar. Bu nedenle de mutluyum.

Size göre müzisyenliğin en zor tarafı nedir?

Müzisyenlik bence dünyanın bir çok bölgesinde farklılık gösteriyordur zorluk veya hoşluk anlamında. Bazı memleketlerde cast sisteminde daha yukarıdasın, bazı memleketlerde çok aşağıdasın. Bizim memlekette biraz hani o deyimler bile “Davulcuya kız verilmez”lerden (gülüyor) ondan sonra işte “Jazz yapmalara” falan dek hani” artislik yapma” denir.. bilmiyorum. Ama bir yandan da LGBT bir bireysen bile; onu normalde dışlayan biri, sahneye öyle bir birey çıktığı zaman, trans biri çıktığında alkışlayabiliyor mesela çok enteresan. Yeter ki sesine ve şarkılarına tutulsun. Türkiyede müzisyenlik birazcık enayilik gibi. Hani mutlaka bütün bu zorlukları göze almalısınız. Cesur veya idealist bir müzisyen olacaksanız, küpünüzü doldumak peşinde olmayacaksanız birazcık zor bi mesele. Ama şu anda ben en sevdiğim şeyi, bana şifa veren, aşkla bağlı olduğum işi.. İş diyemiyorum da neyse yani mesleği yaparak hayatta kalabiliyorum. Ve insanlarla bu anları paylaşabiliyorum. Bu bir insanın başına gelebilecek en güzel şey. Paha biçilemeyecek kadar güzel bir durum. Ama birçok müzisyende Türkiye’de “Aman benim çocuğum müzisyen olmasın” der. Çünkü kendi yaşadıkları üzerinden düşündüğünde epey zor vakitler geçiriyoruz.

Kendinize örnek aldığınız, size ilham veren isimler var mı?
Örnek aldığım çok fazla sanatçı var. Örnek, ilham aldığım, esinlendiğim. Ama ben heralde daha çok bir hamal da olsa bir müzisyen de olsa; gülümseyen, acılarıyla başkalarını çok ezmeyen, her zaman geleceğe umutla ve ışıklarla bakan, karanlıkları, çirkinleri yüzünü dönmeyen, aydınlık kafalı ve herkesi kucaklayan herkesi dost bilen, din, ırk, tür ayırmayan insanları örnek alıyorum galiba ve onları görünce gözlerim doluyor.

Son olarak dinleyicilerinize ne söylemek istersiniz?
Dinleyicilerime söylemek istediğim şey, müzisyenleri yalnız bırakmasınlar. Çünkü müzisyenler alkışlandıkları kadar linç de ediliyorlar. Biliyorsunuz ki. “Müziği susturmayalım” diye her tarafa yazmaktan, çizmekten ve bağırmaktan vazgeçmeyin arkadaşlar. Ve mutlaka bütün müzisyenlerin konserlerine gitmeye çalışın. Albümleri de çok pahalı değil satın almaya çalışın, yasal kanallardan dinlemeye çalışın ki devam edebilecek gücü bulabilsin değer verdiğiniz müzisyenler. Onun dışında işte Ütopyolar Güzeldir, Yine de Amin. (gülüyor)

 


Ömer Sefa Ergezer, Ceylan Ertem, Simay Masharaf

 
Kendisine Radyo K.İ. ailesi olarak buradan bir kez daha bu güzel röportaj için teşekkür ediyoruz.
Röportaj için;
 

RADYOKİ